PLATON – ALKİBİADES

platon
-Özümüzü iyice kavramak için ne yapmalıyız? Bunu anladığımızda kendimizi de anlarız dedik. Tanrı aşkına Alkibiades, biraz önce söz ettiğimiz, Delphoi’daki yazı (Kendini Tanı manasındaki yazıyı kastediyor.) nedir? Bunu iyice anlıyor muyuz?
-Neden bunu soruyorsun?
-Ben bu yazıdan ve verdiği öğütten ne anladığımı söyleyeyim. Bunu anlatmak için “görmek”ten daha uygun bir kelime bulamıyorum.
-Bu da ne demek Sokrates?

Okumaya devam et

A Haber – Gerçek Düşünce – Ekrem DEMİRLİ – Fütühat-ı Mekkiyye

Niceliğin Egemenliği Ve Çağın Alâmetleri

 

iz

 

René Guénon’un dilimize çevrilen eserleri ciddi bir okuma uğraşı içinde olanlara engin bir ufuk kazandırmıştı. Elinizdeki eseri ise bu büyüleyici ufku aynı zamanda aydınlık bir perspektife çevirebilecek özellikler taşıyor. İkinci Dünya Savaşı’nın hemen ertesinde yazılmış olan bu kitap, sanayi uygarlığının geçirdiği bunalımı din, bilim ve sanat açısından canlı şekilde tasvir ediyor ve Batı’nın ilerlediği yönü akıbet fikri bakımından tespit ediyor Okumaya devam et

Video

Prof.Dr. Mahmud Erol Kılıç – Esma-ül Hüsna -

Video

Cevdet YAŞAROĞLU – Bülbüllerden Güle – TRT Müzik

Kur’an Mührü

 

kuran muhrü

 

“Meclislerimde ve tasniflerimde konuştuğumuz her şey, Kur’an’ın huzurundan ve hazinelerinden gelir. Bana Kur’an’ı anlamanın ve Kur’an’dan yardım almanın anahtarları verilmiştir. Bütün bunlar, Kur’an’ın yardım almanın anahtarları verilmiştir. Bütün bunlar, Kur’an’ın dışına çıkmadığımız sürece geçerlidir. Kuşkusuz bu, bağışların en yücesidir. Ancak zevkine varan, menzilini nefsinden bir hal olarak müşahede eden ve Hakkın, sırrında kendisiyle konutuğu kimse bunun değerini bilir. Çünkü Hak, vasıtaları kaldırmak suretiyle, sırrında kuluyla konuştuğu zaman, onun seninle konuşmasına, senin sözlerini anlaman da eşlik eder. Onun seninle konuşması, senin onu anlamanın aynı olur ve ondan geri kalmaz. Eğer senin anlaman, onun seninle konuşmasından geri kalırsa, bu, Allah’ın kelamı olmaz. Bunu kendi içinde hissetmeyen kimse, Allah’ın kullarıyla konuşmasına dair ilimden nasipsizdir.”

 
447 s. — 2. Hamur– Ciltsiz –

Çeviri : Vahdettin İnce

Namazda Sure Okumanın Tarzı – Fütühat-ı Mekkiyye-

sure

 

Namaz kılan kişi [musalli], kelimenin kökeni hakkında açıkladığımız gibi, ikincidir. Onun ikinci olması ise, gerçek bir durum değil, sadece imandaki tevhit tanıklığına göre gerçekleşmiş göreli bir durumdur. Öyleyse söz konusu olan imanın ikinciliğidir. Başka bir ifadeyle imanın iki noktada ortaya çıkmasıdır: şehâdet ve namazda. Nitekim imanı zekât ile birlikte üçleriz. Fakat daha fazlası yoktur. Bu nedenle Allah, imanda artışı zikretmiş ve şöyle buyurmuştur: ‘Onların imanını artırır.’[i] İman, tek bir hakikattir. Çokluk ise, onun mertebelerde gözükmesiyle ortaya çıkar. Sayıları ortaya çıkaran ve kendiliğinde çoğalmazken sayıları çoğaltan bir de böyledir. Bir sayı mertebesi birden yoksun ise, onun ne hükmü ne varlılığı kalabilir. Bunu görmüyor musunuz? Okumaya devam et

TA’RÎFÂT – Tasavvuf Istılahları

 

tarifat

 

Seyyid Şerîf Cürcânî’nin en meşhûr eserlerinden biri olan Ta‘rîfât, müellifin kendi zamânında aklî ve naklî ilimlerde kullanılan ıstılahların târiflerini ihtivâ eder. Asırlardan beri ilim tâliplerinin başucu eserlerinden biri olan bu kitapta, ondan fazla ilme âid iki binden fazla ıstılāhın târîfi vardır. Kaynaklık husûsiyetini muhâfaza ettiğine inandığımız için yayınlamış olduğumuz elinizdeki bu eser, Ta‘rîfât’taki ıstılahlardan sâdece tasavvufa âid olan iki yüz elli civârındaki açıklamanın tercümesidir. Istılah lügatleri arasında mühim bir mevkii olduğunu düşündüğümüz Ta‘rîfât’ın, bu Türkçe neşrinin, tasavvuf lügatleri edebiyâtına da ciddî bir katkısı olacağını ümîd etmekteyiz. Okumaya devam et

Fütühat-ı Mekkiyye – KIBLE

KIBKLE

Müslümanlar kıbleye, yani Kâbe’ye yönelmenin namazın geçerlilik şartlarından biri olduğunda görüş birliğine varmıştır. Bu konuda benden önce görüş birliği olmasaydı, kıbleye yönelmeyi bir şart olarak kabul etmezdim. Çünkü ‘Nereye dönerseniz Allah’ın yüzü oradadır’[i] ayeti, Kâbe’ye yönelme emrinden sonra inmiştir ve bu ayet, hükmü kalkmamış muhkem (anlamı açık ve kesin) bir ayettir. Fakat Kâbe’ye yönelme['nin namazın geçerlilik şartı olması] hususunda görüş birliği gerçekleşmiştir. ‘Her nereye dönerseniz Allah’ın yüzü oradadır’[ii] ayetinin ise, kıbleyi bilmeyen şaşkınla ilgili olduğunda görüş birliğine varılmıştır. Söz konusu kişi, hiçbir görüş ayrılığı olmaksızın, kendi içtihadına göre kıble sandığı yere yönelerek namaz kılar. Kıldıktan sonra başka bir yöne yöneldiğini anlarsa, bu konuda görüş ayrılığı olsa bile, namazını tekrarlamaz. Bu durum, temizlenme imkânı bulamayan kimsenin durumundan farklıdır. Öyle bir insan hakkındaki görüş ayrılığı namaz kılıp kılamayacağıyla ilgilidir. Okumaya devam et

Hırka Kitabı

hırka kitabı

 

Bu hırkayı giymenin şartı, yalan ayıbı doğruluk elbisesiyle; hıyanet ayıbı emanet elbisesiyle; sözünde durmazlık ayıbı ahde vefa elbisesiyle; riya, ihlas hırkasıyla; kötü ahlak, güzel ahlak hırkasıyla; zemmedilen huylar, övülen huylar hırkasıyla; her aşağılık ahlak, üstün ahlakla; sebepleri terk etme, tecrit tevhidiyle; varlıklara güvenip dayanma, Allah’a tevekkülle; nimete karşı nankörlük, nimeti verene şükretmekle… örtülür. Okumaya devam et