Âdem Kelimesindeki İlahi Hikmet Fassından Bir Bölüm

Tweet    İnsan âkil ve bâliğ oluncaya kadar bedeninin ve nefsinin aslı olan Arz’a, beşeri olgunluğa erişebilmesi için muhtaç kılınması ve ancak ondan rızıklanması dolayısı ile iştiyak ve muhabbetle bağlı kalır. Bu bağın saiki onda işleri  tedbir eden melekûttur. Beşeri olgunluk bu sayede derece derece tamamlandıkça, melekûtun Arz’a iştiyakı zayıflar. Arta kalan mahalde melekût için ruhanî ihtiyaçlara açlık…

Hak ve Adem Üzerine…3

Tweet Bilmelisin ki varlık insanın ilmine mazhar olmak bakımından birisi gayb ve diğeri şehadet olmak üzere iki âlemdir. Ve insan her anında bu gayb ve şehadet arasında bir zuhur penceresi gibidir. Gayb, insanın müşahedesinden henüz gizli, şehadet ise onun müşahedesine açılmış olanıdır. Bu tasnifte insanın yokluktan varlığa gelişi mesned alınmış, âlemler onun gaybından şehadetine bir…

Hak ve Adem Üzerine – 2

Tweet    “El-hamdü lillahi rabbil alemîn” ne güzel sözdür. Ve güzel kılınmış olanların kutbunun dilinden, O mutlak güzelin kelamıyla nasıl da inmiştir. O kuluna, rububiyetinin tek melik olduğu mülkünü ve o mülkte ilmini yaydığı âlemlerini, âlemlerinde kusursuz yetkinlikle beliren ve onları bir birine her vesile ile meftun kılan hamdının mahsus olduğu ulûhiyetini nasıl bir göz…

Hak ve Adem Üzerine…

Tweet    Evveli olmayan Hak ile sonradan meydana gelen ve kâmil olan Âdem esasen birbirinden ayrı değillerdir. Âdem cismi bakımından sonradan olmasına karşın mutlak varlığın zuhurundan başka varlığa sahip değildir. Hak onun sonradan olan ve belli bir ömrün ardından yok olacak olan beşeriyetine nefhederek ilahi isimlerini onda zuhur ettirmeseydi onun ahirinde ebedilik meydana gelmezdi. Hak’kın…

FUSÛSÜ’L-HİKEM

Tweet    Muhyiddin İbnü’l-Arabî’nin (ö. 638/1240) bütün fikirlerinin özeti sayılan temel eseri. Tasavvuf düşüncesinin temel kitaplarından biri olan eserin tam adı Fuśûśü’l-ĥikem ve ħuśûśü’l-kilem’dir. “Fusûsü’l-hikem” tamlaması “yüzük kaşı (yuvası),göz bebeği, eklem yeri, ön diş” gibi mânalara gelen fassın çoğulu fusûs ile hikmetin çoğulu hikem kelimelerinden meydana gelmiştir. 627’de (1230) Şam’da bulunduğu sırada kendisine vâki olan…

Yavuz Sultan Selim’in Hocası Muftîyu’s Sekaleyn Mevlâna İbn-Kemâl (k.s.) Efendi’nin İbn-i Arabî Fetvası

Tweet    Muftîyu’s sekaleyn ibn-i Kemâl namıyla anılan ve bu isimle şöhret olan Mısır fatihi Padişah Yavuz Sultan Selim’in hocası aynı zamanda da Kanuni ve Yavuz devrinin tanınmış şeyhu’lislamlarında Mevlâna İbn-Kemâl (k.s.) efendinin bu mev-zuyla ilgili olarak yayınlanmış bir fetvası Şeyh Ahmed Hamdî al-Kadirî (k.s.) telif  etmiş olduğu “Kitab-ul Burhan Al-Azhar Manâkıb eş-Şeyh el-Ek-ber” Arapça…

”Bir şahsın inandığı Allah’ın diğer birinin îtikâd ettiği Allah’a hükmü yoktur. ”Sözü Hakkında…

Tweet   Şuayb Fassı’nda şu ifâdeler vardır: “Bir şahsın inandığı  Allah’ın diğer birinin îtikâd ettiği Allah’a hükmü yoktur. îtikâd sahibi onu noksanlıklardan münezzeh kılarak ona yardım eder, hâlbuki o bu şahsa yardım etmez. Dolayısıyla, inandığı ilâh, inanmadığı ilâha bir tesir icrâ edemez. Aksi de böyledir, muhâlif îtikâdda olana da kendi ilâhından bir yardım gelmez. “…Onlar…

Top