ANNE KARNINDA FELSEFE

BEBEK
Anne karnındaki bir bebek varlığının farkında değildir. Kalbi çarpmakta fakat bunu bilmemektedir. Mutlak bir karanlığın içinde, kanla beslenerek yaşar. Gelişimi devam ettikçe, kucağında yaşadığı ortamı algılamaya başlar. “Bu karanlıktır” diyemeyeceği “karanlık” onun yaşam alanıdır. Fakat o ışığı hiç görmediği için karanlığı “mutlak” olarak kabul eder. Bir vücudu vardır ve bu vücut, kucağında yaşadığı bu ortama bağlanmıştır. Bu bağın onu hayatta tutan şey olduğunu anladığı düşünülebilir. Kalbi çarpmakta, nefes almakta ve “yaşamak”tadır. Bu karanlık onun dünyasıdır. Başka bir dünya tasavvur etmesi ise asla mümkün değildir. Ne bir annesi, ne de babası vardır. Çünkü bir anne tasavvur edebilmesi için, onu, içinde bulunduğu çevreden ayırabilmesi gerekir. Hâlbuki onun için mutlak olan bu çevredir. Bu çevrenin bir kadının içinde olduğuna ve varlığını ona borçlu olduğuna dair hiçbir işaret yoktur. Görmediği bir şeyi kabul etmek zorunda değildir.

Okumaya devam et

Maneviyat Oryantalizmi

oryan

 

Oryantalizm Batılı tarihçilerin önyargıları içeren bir tasavvurudur. Bu kavramın temelinde dünya bir tahteravalli gibi düşünülerek bir tarafın yükselmesi diğer tarafın düşüşü ile olmakta düşüncesinden hareketle batıyı yükseltmek için doğuyu düşürme düşüncesi vardır. Buradan hareketle batılı tarihçiler hiç doğuya gitmeden araştırma yapmada, o toprakların atmosferini teneffüs etmeden zannî bir doğu tarihi yazmaya girişmişlerdir. Tabiki bu doğu tarihi batıdan bakan bir insanın gözü ile yazıldığı için ne derece hakikati yansıttığı düşünülmelidir. Okumaya devam et

Video

Kenan Rifai’nin Nutk-u Şerif’i (Okuyan: Ö.Tugrul İnançer )